Adresimiz

Mustafa Kemal Mah. 2132 Sokak. No:8
Çankaya/ANKARA
KASKKASKKASK

MEMUR MAAŞLARI HAYAT PAHALILIĞI KARŞISINDA ERİYOR: ALIM GÜCÜNÜ KORUYACAK DÜZENLEME ŞART!

MEMUR MAAŞLARI HAYAT PAHALILIĞI KARŞISINDA ERİYOR: ALIM GÜCÜNÜ KORUYACAK DÜZENLEME ŞART!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Eylül 2026 tarihinde açıklanan Ağustos ayı enflasyonu aylık %1,84, yıllık %31,51 olarak gerçekleşmiştir.

Aynı döneme ilişkin Ağustos ayı enflasyonu İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından %1,66, ENAG tarafından ise %2,24 olarak açıklanmıştır.

TÜİK, İTO ve ENAG tarafından açıklanan oranlar farklılık gösterse de kamu çalışanlarının yaşadığı gerçek değişmemektedir. Gıda, kira, enerji, ulaşım, eğitim ve diğer temel ihtiyaçlardaki fiyat artışları karşısında memur ve memur emeklilerinin alım gücü gerilemeye devam etmektedir.

ENFLASYON FARKI ZAM DEĞİL, GEÇMİŞ KAYBIN TELAFİSİDİR

Ağustos ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte, memur ve memur emeklilerinin Temmuz-Aralık 2026 döneminde oluşacak 6 aylık enflasyon farkının ikinci aylık verisi de belli olmuştur.

Enflasyon farkı, kamu çalışanlarına sağlanan yeni bir hak veya gerçek bir ücret artışı değildir. Kamu çalışanlarının önce enflasyon karşısında kaybettiği satın alma gücünün aylar sonra kısmen telafi edilmesidir.

Memurun maaşı önce enflasyon karşısında eritilip ardından oluşan kayıp “zam” olarak sunulmamalıdır. Kamu çalışanlarının gelirleri, enflasyonun üzerinde gerçek bir ücret artışı sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.

YOKSULLUK SINIRI 121.786 TL’YE YÜKSELDİ

Ağustos 2026 itibarıyla yoksulluk sınırı 121.786 TL’ye ulaşmıştır.

Milyonlarca memur ve memur emeklisinin geliri yoksulluk sınırının altında kalmaktadır. Kamu çalışanları barınma, sağlıklı beslenme, ulaşım, enerji, eğitim ve sosyal yaşam gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta her geçen gün daha fazla zorlanmaktadır.

Devletine yıllarca hizmet eden bir kamu çalışanının kira, gıda, fatura ve eğitim giderleri arasında tercih yapmak zorunda bırakılması sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Kamu çalışanının ücreti bir yük değil; nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir kamu hizmetinin temelidir.

2027 İÇİN %5 + %4 ZAM ORANI KAMU ÇALIŞANINI KORUYAMAZ

Toplu sözleşme kapsamında 2027 yılı için;
Ocak ayında %5,
Temmuz ayında %4
maaş artışı belirlenmiştir.

Bugünkü enflasyon, hayat pahalılığı ve yoksulluk sınırı karşısında bu oranların kamu çalışanlarının satın alma gücünü koruması mümkün değildir. Henüz 2027 yılı başlamadan ekonomik gerçeklerin gerisinde kalan bu artış oranları yeniden değerlendirilmelidir.

Yoksulluk sınırı 121.786 TL’ye ulaşmışken kamu çalışanlarının gelecek yılki ücret politikasının %5 ve %4’lük artışlara mahkûm edilmesi kabul edilemez.

Yıllardır toplu sözleşme masasında yetkili olmasına rağmen kamu çalışanlarının taleplerini gerçek ve kalıcı kazanımlara dönüştüremeyen sendikal anlayış, ortaya çıkan bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz.

Yetki, yalnızca toplu sözleşme masasında bulunmak değil; kamu çalışanının hakkını almak ve alım gücünü koruyacak sonuçlar üretmektir.

REFAH PAYI ARTIK TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR

Kamu çalışanlarına yalnızca enflasyon farkı verilmesi yeterli değildir. Ekonomik büyümeden, millî gelirdeki artıştan ve ülkenin ürettiği değerden kamu çalışanlarının da hak ettiği payı alması gerekmektedir.

Enflasyon farkı geçmişte yaşanan kaybı telafi etmeye çalışırken, refah payı kamu çalışanlarının ülkenin ekonomik büyümesinden pay almasını sağlar.

Bu nedenle kamu çalışanlarının maaşlarında gerçek bir iyileşme sağlayacak refah payı düzenlemesi acilen hayata geçirilmelidir.

KASK’TAN KAMU İŞVERENİNE ÇAĞRI

KASK olarak;

  • Memur ve memur emeklilerine acilen refah payı verilmesini,
  • 2027 yılı için belirlenen %5 ve %4 zam oranlarının yeniden müzakere edilmesini,
  • Maaşların yoksulluk sınırı ve gerçek yaşam maliyetleri esas alınarak düzenlenmesini,
  • Gelir vergisi sisteminin kamu çalışanları lehine yeniden yapılandırılmasını,
  • Enflasyon farkının zam veya yeni bir kazanım olarak sunulmasına son verilmesini,
  • Kamu çalışanlarının millî gelirden ve ekonomik büyümeden hak ettiği payı almasını

talep ediyoruz.

Türkiye güçlü bir devlettir. Güçlü devlet, kamu çalışanını yoksulluk sınırının altında bırakarak değil; emeğini koruyarak, refahını yükselterek ve geleceğe güvenle bakmasını sağlayarak büyür.

Bizler bu ülkenin memuruyuz.
Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz.
Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez.

DEVLETİN MEMURU YOKSUL OLAMAZ.

KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu

We understand the importance of approaching each work integrally and believe in the power of simple.

Melbourne, Australia
(Sat - Thursday)
(10am - 05 pm)