1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde sadece bir bayram kutlaması yapmak için değil; ülkemizin kanayan yaralarını, emeğin gasp edilen haklarını ve işçi sınıfının acı gerçeklerini haykırmak için Taksim Meydanı’ndaydık. KASK çatısı altında omuz omuza veren yüzlerce yol arkadaşımızla birlikte; gerçekleri eğip bükmeden, birilerine yaranma kaygısı gütmeden en yüksek perdeden konuştuk. Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki; Taksim Meydanı gerçeklerin konuşulduğu yerdir!
“20 Bin Liraya Mahkum Edilenlerin Düzeni Olamaz!”
Genel Başkanımız Yunus Şimşek’in anıt önünde gerçekleştirdiği tarihi basın açıklamasında sorduğu o can alıcı soruyu, biz de KASK olarak her platformda sormaya devam ediyoruz:
Son 12 ayda enflasyon oranının %50’yi geçtiği, gıda enflasyonunun %30’ların üzerine tırmandığı bu ekonomik kriz ortamında; 20 bin Türk lirası ile hayatta kalmaya, geçinmeye çalışan emeklilerin, işçilerin ve memurların düzeninden bahsedebilir miyiz?
Bugün 85 milyonluk Türkiye’mizde nüfusun en az yüzde 80’i yaşamını emeğiyle, alın teriyle kazanıyor. Buna rağmen bize dayatılan bu sistem yüzünden gelir adaletsizliğinde Avrupa’da ilk sırada yer alıyoruz. Ülkenin tüm kaynakları, ne yazık ki küçük bir azınlığın, bir avuç insanın elinde toplanmış durumda.
“Bu Düzen Sarı Sendikaların ve Çıkarcıların Düzenidir”
Taksim’den tüm kamuoyuna açıkça ilan ettik: Karşımızdaki bu tablo; işçinin, köylünün, öğrencinin, esnafın ve memurun, yani bu memleketin gerçek sahiplerinin tablosu değildir! Bu düzen; sermayenin, para sahiplerinin, patronların ve ülkenin kamu kurumlarına çöreklenmiş, sarı sendika eliyle palazlanmış çıkarcıların düzenidir.
KASK olarak, bir avuç insanın tüm emekçilerin umuduna ve hayatına çöktüğü bu ahval ve şerait içinde susmamız, seyirci kalmamız söz konusu dahi olamaz.
Bizler; emeğin karşılığının tastamam verildiği, yoksulluğun bir kader olarak dayatılmadığı ve güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir memleket istiyoruz. Sermayenin ve sarı sendikaların karşısında emeğin sarsılmaz kalesi olarak, gelir adaletsizliğine karşı mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz!




